26 Ocak, 2016

2016' ya Nara'da Girdik

Herkese Merhaba!

Öncelikle yeni yılını kutlarım. Dilerim 2016 yılı, hepimize bol sağlık,mutluluk ve başarı getirir :)

İstanbul'da yaşarken yeni yılı ailem ve arkadaşlarımla kutlardım. Fakat Japonya'daki ailem tatillerde de çalıştığı için genelde böylesine özel günlerde bile toplanıp kutlaşamıyoruz. Bu yüzden yeni yılı eşimle birlikte Nara'da kutladık.

Nara gerek tarihi, gerekse tapınaklarıyla meşhur bir bölgedir. Burası sadece Japonlar için değil, ayrıca turistlerin de uğrak noktasıdır. Önemli zamanlarda tapınak ziyaretlerinde bulunup dualar edip adaklar adıyorlar. Oradaki ahengi ve tabiatı seviyorum. Festival zamanlarında ve yılbaşlarında ise sabahlara kadar açık minik tezgahlarda küçükler için oyun standları büfeler ve restoranlar oluyor.

Biz önce Kasuga Taisha Tapınağı'nı ziyaret ettik. Hınca hınç herkes tapınağa girip dua etmek için uzun kuyruk oluşturmuştu. Biz de girdik kalabalığın içine. Hatta saatler gece 12'yi gösterdiğinde daha tapınak yolu üzerindeydik.



İçeriye girip, duamızı ettikten sonra orada tapınakta çalışanlar okunmuş sake satıyorlardı. Bunu da altın bir ibrikten sake kaselerine dökerek bize tek içimlik servis yaptılar.


Bu yıl da 'OMİKUJİ', yani kısmet kağıtlarından çektik. Bunlar içlerinde 12 farklı kısmet yazılı kağıtlar. 100 yen karşılığında çektiğiniz kısmetiniz, size senenizin nasıl geçeceğini yazıyor. İnanmak serbest. Ben 'fala inanma falsız da kalma' diyenlerden olduğum için, önce Kasuga Taisha'da sonra da Todaiji'de ayrı ayrı çekmek istedim. İlkinde en büyük şans kağıdı çıktığı için 'hadi canım?' dedim ve sağlamasını yapmak için gittiğim bir sonraki tapınakta da 2. kere aynısı çıkınca, hem çok şaşırdım hem de tamam bu kadar denemek yeter deyip kağıtları saklamaya karar verdim. Şaşırmadım mı? İtiraf ediyorum : 'evet, şaşırdım.' :)





Bulunduğumuz bölgede kutsal sayılan geyik parkından geçtik. Gece karanlıkta yetişkin geyikler yavrularına sarılmış uyuyorlardı. Yoldan geçenlerin yediklerini gören yavrular ise koşup ellerinden kapmaya çalışıyorlardı. Vermediğiniz taktirde sizi kovalayıp ısırması çok doğal.


Ve en sonunda büyük Buddha'yı ziyarete, TODAIJI - Büyük Doğu Tapınağı'na gittik. Burası bir Budist tapınağı. Fakat Japonlar genelde hem Şintoist ve Budist oldukları için her ikisini de ziyaret ediyorlar. Sadece yılbaşına özel tağınağın penceresi açıldığında, Buddha'nın yüzü dışardan görkemli bir şekilde görülebiliyor.


57 metre boyunda ve 50 metre genişliğindeki büyük buddha ve dua eden ziyaretçileri.


Burada ne yaptığımı soracak olursanız açıklaması bile gerçekten beni zorlayacak olan birşey aslında. Bu gördüğünüz kolonun altındaki delik, aslında Buddha'nın burun deliğini temsil etmekte ve tam onun iç şekline göre oyulmuş bir oluk. İnanışa göre, eğer bu delikten rahat bir şekilde geçebiliyorsanız, Buddha'nın burnundan hiçbir engele takılmadan rahatlıkla düşüp sorunsuz bir hayat yaşayacaksınız demekmiş. Birkaç ziyaret öncesine kadar bundan oldukça rahatsız olmuş, hep geçemeyeceğim kaygısına girmiştim. Sebebi ise kilom ile barışık olmamamdı. Eşim her seferinde geçebiliyor ben neden geçemiyorum diye de hayıflanıyordum kendime. Bu sene şans kağıdımdan en büyük kısmet , hele de iki kez üst üste çıkınca, denemek kaçınılmaz oldu. Ve aslında korkmanın çok yersiz oldugu kanısına vardım. Şimdi surat ifademi anlıyabiliyormusunuz? :)


Bu da NIO adındaki tapınak geçidi koruyucusu. Sağda ve solda da şeytanı kovan bu gardiyan meleklerden var.


Ve yeni yılın olmazsa olmazı, 'TOSHIKOSHI SOBA' yani yeniyılı kutlarken yenilen noodle. Noodle'lar yerken kolayca kesilebildiği için, bu sene de rahat geçen bir sene olsun anlamında yedikleri bir yemek. Ayrıca Edo zamanında bu soba uzun yaşamı da simgelemektedir. Biz de gerekeni yaptık.




Yeniyılı da bu şekilde kutladıktan sonra sabah 5 treni ile Osaka'ya evimize döndük. Yılbaşı akşamları sabaha kadar çalışan trenleri de ayrıyetten çok seviyorum. İşte böyle güzel bir akşam geçirdik. Bir sonraki yazımda görüşmek üzere. Sağlıcakla kalın.