17 Şubat, 2016

Rikugien Bahçeleri

Japonya deyince akla ilk gelen şeylerden birisi de Japon bahçeleridir. Bugün sizlerle Rikugien Bahçeleri'ni ziyaretimden bahsedeceğim.

Geçen Kasım ayında Japonya'da vizyona giren Ertuğrul filminin galasını izlemek için Tokyo'ya gittiğimiz gün, bu güzel bahçeyle karşılaştık. Sabah erken saatte vardığımız için kendimizi yollara vurmuştuk. Karşımıza böylesine güzel ve tarihi bir yer çıktığı için çok mutlu olduk.

Burası  daire şeklinde tasarlanmış , Edo dönemi'ne ait büyük bir bahçe. O zamanların shogunu olan Tokugawa Tsunayoshi, dönemin sanat ve şiirle zenginleşmesine destek vermekteydi. Çin şiirlerinden esinlenerek yazılan altı özellikli diye adlandırılan Waka şiirleri yazılmaya başlamış ve bu bahçe de adını Mukusa-no-sono'dan Çince'den etkilenerek Kanji'nin on yomi- çince okunuşu olan Rikugien'den almıştır.




 Bu bahçede yürürken çıktığınız tepecikler ,döndüğünüz dönemeçler ve mini havuzların hepsi dönemin insanları tarafından sanatsal olarak şekillendirilmiş. Bu yüzden bahçenin her köşesi size inanılmaz huzur vermekte. Bu güzellik 1953 tarafından onaylanıp, Dünya Mirası bölgelerinden biri olarak seçilmiştir.




Gezdikçe içinde bir çok çay evlerine rastladık. Hepsi ağaçtan oluşturulmuş ve Meiji dönemindeki savaşlardan zarar görmeden kurtulmayı başarmış. Akçaağaçlar kışa geçişi müjdelercesine yeşil yapraklarını kırmızıya çalıyordu. Tam da bu güzelliğin ortasındaydık.



En sonunda parkurun en yüksek tepesine, tam 35 metre yüksekliğindeki Fujimi-yama ya Fuji görünümlü tepeye gelmiştik. Panoramik görünümü muhteşem olan bu tepecik gerçekten görülmeye değer bir noktasıydı.


Parkın sonuna doğru bitiş jübilesini yapan yere, yani Togetsukyo'ya ulaşmıştık. Bir başka nefes kesici güzellikte olan bu yer, büyük taş kayaların üzerine buyük bir odun parçasıyla oturtulmuş eski bir köprüydü. Ve bu köprü adını çok ünlü bir şiirden almış.

Sözlerini şöyle çevireceğim:

"Ayın gölgesi geceleğin hareket etmekte,

ve Wakanın kıyısında yanık sesli neyde bir turnanın ağlayışı,

Çok yalnız hissettiriyor..."


Bahçenin tam ortasında kocaman bir Sakura ağacı vardı fakat zamanı daha gelmediğinden bir sonraki sefere Mart sonu gibi bir tatil şansımız olursa o ihtişamlı halini görmek isteriz.

Bir başka macerada görüşmek üzere :)

Hiç yorum yok: